Ana Sayfa

                                             

Yurtsever Kürdistan Halkına ve Kamuoyuna

Kürt halkının yıllarca içerisinde debelendiği varlık-yokluk mücadelesine bir iradi müdahale anlamı taşıyan PKK’nin kuruluşunun 29. yıldönümünü karşılamış bulunuyoruz.

Her şeyden önce bize bu kutsal günleri yaşatan, bu yönüyle yaşamımızın tek gerekçesi olan Önder Apo’nun 27 Kasımını kutluyor, sonsuz bağlılığımızın yarattığı duygu derinliğiyle selamlıyoruz. Yine partileşme ve özgürlük yolunda yürütücü güç kaynağımız olan tüm şehitlerimizi, mücadelemizin öncülerinden olan Mazlum, Kemal, Haki ve Hayri yoldaşlarımız şahsında saygıyla anıyor, anılarını yaşam ve mücadele gerekçesini yaptığımızı tekrar belirtiyoruz.

 Bundan 29 yıl öncesine kadar Kürdistan'da yaşam adına olan her şey karartılmak istenmiş, düşüncesiz, iradesiz, kör, sağır ve dilsiz bir toplum yaratılma projesi yaşanılır kılınmaya çalışılmıştı. İnsanı insan, toplumu toplum yapan tüm kutsal değerlerin alçakça saldırılarla bitirilmeye çalışıldığı bu koşullara ya teslim olunacaktı, ya da buna karşı çok soylu direniş geliştirilecekti.

Kürt toplumsal gerçekliğinin dağıtılmış aşiret artıkları, din istismarcıları ve işbirlikçi sınıf elitlerinin vasıtasıyla teslim alındığı 1970’lı yılların ağır atmosferi içerisinde Önder Apo öncülüğünde gerçekleşen çıkışla, bu baş aşağı gidiş durdurulmuş, yeniden insanlık erdemiyle bütünleşmiş ve onursal duruş sahibi bir halk gerçekliği yaratılmıştır.

Bu anlamda PKK’nin kuruluşu uygarlıklar yaratmış, sonradan tarih ve çağ dışına itilmiş Kürt halkının toplumsal direnç mekanizmasına ve tarihine yeniden bir müdahale anlamını içermektedir. PKK’nin kuruluşu ve sonrasında geliştirilen örgüt ve eylem hattı olmasaydı, bugün Kürt denen bir olgudan bahsetmek olanaksız olacaktı. Bu açıdan PKK’nin kuruluşunu çağdaş Kürdistan halkı ve tarihinin başlangıç noktası saymak doğru belirleme olacaktır.

PKK, yakıcı pratik süreç içerisinde gösterdiği duruş, geliştirdiği mücadele süreci ve verdiği binlerce şehitle Kürt toplumsal hafızasının en önemli boyutu olan özgürlük aşkını yeniden canlandırmıştır. Gelinen dönemde Önder Apo öncülüğünde PKK’nin yaratmış olduğu toplumsal form, tıkanan ve toplumu çürüten sınıflı toplum uygarlığına karşı, demokratik-ekolojik-cinsiyet özgürlükçü toplum paradigmasıyla kendini evrensel bir sisteme dönüştürmüş bulunmaktadır. Koma Civaken Kürdistan olarak evrensel toplumsallığın bir sistemin ideolojik perspektif gücü halinde kendini kurumlaştıran PKK’nin yaratmış olduğu düzey, komünaliteye dayalı bir yaşamın özgürlükçü tercihini yeniden sunmuş durumdadır. Ancak tarihsel temeli ve toplumsal yaşam formunun belirleyici olduğu bu sistemin başarıya ulaşması için ideolojik öncü gücünün sağlam olması ve bu rolünü eksiksiz yerine getirmesi gerekmektedir.

Konfederal sistemin öncü ve kurmay gücü olan PKK’nin bu tarihsel aşamada sorumluluğu ve mücadele sahası daha da genişlemiş bulunmaktadır. Çünkü doğru ideolojik rotası, felsefik derinliği ve ideolojik açılımı yapabilecek öncü bir güç olmaksızın konfederal sistemin başarıya ulaşması mümkün görünmemektedir. Unutulmaması gereken en önemli boyut bu rolüyle PKK’nin artık sadece Kürt halkının kaderini belirlemeyle sınırlı kalmadığı ve tarihsel düzlemde yaşana gelen tüm toplumsal olguyu da etkilediği gerçekliğidir.

Bu açıdan Önder Apo düşüncesi etrafında toplanan PKK kadroları başta olmak üzere, yurtsever Kürdistan halkı bu misyonla sürece ve görevlere yönelmelidir. Çünkü PKK’nin ideolojik ve öncü gücüyle bir sistem olarak kendini kurumlaştırma faaliyetlerini hızlandıran KCK sisteminin sonuç alıcı özelliğini gören sömürgeci ve despot güçler, bugün bu hareketi tasfiye etme çalışmalarına oldukça hız vermişlerdir. Tasfiyeci, inkarcı ve imhacı güçlerin bu yaklaşımını boşa çıkarmanın en büyük yolu kararlı ve azimli bir mücadele sürecinden geçmektedir. Apocu Hareket geride bıraktığı 29 yıllık mücadele süreciyle sürekli bu tip hesapları boşa çıkarmayı başarmış ve zafer yolunda büyük ve kalıcı kazanımlar yaratmayı bilmiştir.

Tasfiyeci, inkarcı ve imhacı güçlerin bu dönemde Türk devleti şahsında Önder Apo’ya yönelik zehirleme faaliyetine girişmesi, Önder Apo ve PKK’nin bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. Bu saldırı ve imha konseptine karşı Apocu evrensel düşüncenin toplumsal sistemi olan KCK olarak ilan ettiğimiz ‘Edi Bese’ hamlesine tüm halkımız ve hareketimizin kadroları tüm güç ve benliğiyle katılım sağlaması durumunda bu hesapların bozulacağı ve özgürlük yolunda zafere ulaşmanın yolunun açılacağı kesindir. Bu kadar tarihsel bir misyonu olan ‘Edi Bese’ hamlesinin anlamına uygun sonuçlar doğurması için halkımızın yüksek bir azim ve fedakarlıkla katılım yapması sürecin en temel görevi durumundadır.

Bu dönemde de yüksek sorumluluk bilinci, geçmiş mücadele yılların verdiği deneyimin Apocu kararlılıkla bütünleşmesi ve yaratılan değer birikimi bu konudaki ısrarı daha da güçlendirmiş bulunmaktadır.

Tüm PKK kadroları, yurtsever Kürt halkı ve enternasyonal zihniyetle donanmış demokrat kişilerin Apocu hareketin bu özelliği etrafında mücadelede asla taviz vermeyeceği inancıyla şehit ailelerimizin, yurtsever halkımızın ve tüm kadrolarımızın 29. yıldönümünü kutluyoruz.

                                                           26.11.2007

                                                            KCK Yürütme Konseyi Başkanlığı

 

 


© 2006 PKK www.pkk-info.com