|
|

|
25.06.2008 |
|
DEMOKRATİK
KAMUOYUNA!
Birinci
dünya savaşı sonrasında gerçekleşen Lozan antlaşmasıyla dört
parçaya bölünen Kürdistan ve Kürt halkı bütün ulusal, demokratik
haklarından mahrum bırakılmıştır. Kürt halkı kendisine karşı
yapılan bu haksız uygulamayı hiçbir zaman kabul etmemiş, her
fırsat bulduğunda diline, kültürüne ulusal değerlerine ve
onuruna sahip çıkma adına direnmiş, çeşitli defalar isyan
hareketlerini geliştirmiştir. Kürt halkının tarihten gelen bu
direnişinin günümüzdeki çağdaş temsilcisi durumunda olan PKK ve
onun öncülüğündeki direniş mücadelesi bugün toplumsal bir
harekete dönüşerek devam etmektedir. Bu hareketin amacı, Kürt
halkının halk olmaktan kaynaklı olan doğal haklarını elde
etmektir. Bu temelde çağdaş, barışçıl, demokratik yöntemlerle
sonuç
Devamı.. |
 |
|
Basına ve Kamuoyuna
Türk devleti başta
olmak üzere, Kürdistan’ı egemenliği altında bulunduran
devletlerin halkımız üzerinde uygulamakta olduğu inkar-imha
zihniyetinin yol açtığı baskı, şiddet, aşağılanma ve
dıştalanmayı reddeden Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin ilan
ettiği Edi Bese Hamlesi’nin 2. aşaması 18 Mayıs’ta
başlatılmıştır. Kürt halkı tarafından Önder ve siyasal irade
olarak kabul görmüş Önder Apo bir yandan Türk devleti tarafından
tecrit ve izolasyon politikalarına maruz bırakılırken, öte
yandan O’na “sayın” diye hitap edenler tutuklanmakta ve
yargılanmaya tabi tutulmaktadır. Ön
Devamı.. |
 |
|
18.5.2008 |
|
Basına ve
Kamuoyuna
Türk devleti ve
ordusu uzun zamandır Van-Hakkari
hattında ajan ve kontra
örgütlemelerine ağırlık vermektedir.
Kürdistan halkının özgürlüğü için
mücadele eden yapılanmalara karşı
Türk devleti son yıllarda ajan ve
kontra ağı geliştirmek için yoğun
çabalar harcamaktadır. Kuzey ve Doğu
Kürdistan sınır hattında Türk ve
İran devletlerinin Demokratik
Kuruluş Birliği güçlerine karşı
geliştirdikleri ortak
operasyonlardan bir sonuç
alınmayınca, çözümü kalleş ve
alçakça yöntemlerde aramaya
başlamışlardır.
Devamı.. |
|
18.5.2008 |
 |
|
Basına ve Kamuoyuna
Kürt halkına karşı Türk
devleti tarafından başlatılan kirli imha savaşı hiçbir kural ve
savaş yasası tanımadan her alanda büyük bir yoğunlukla devam
ettirilmektedir. Türk devletinin Kürt halkına karşı yürüttüğü savaş,
artık savaş olmaktan çıkarak çılgınlaşan bir düzeye ulaştırılmış,
alçakça ve ahlaksızca bir aşamaya tırmandırılmıştır.
Bunun son örneği Doğu ve
Kuzey Kürdistan sınırında faaliyet gösteren Demokratik Kuruluş
Birliği gerillalarına yönelik
Devamı.. |
 |
|
10.5.2008 |
|
Basına ve Kamuoyuna
Türk Genel Kurmayı 09.05.2008
tarihinde gece yarısı yaptığı
açıklama ile ne kadar derin bir
psikolojik ve ruhsal çöküntüyü
yaşadığını ortaya koymuştur. Zap
operasyonunda aldığı darbe ile tüm
dünya kamuoyu önünde zorlanan
Devamı.. |
 |
|
ŞEHİTLER AYINDA ADİL ÇAĞRISINA GÜÇLÜ YANIT VERELİM!
Şehitlerimizin anılarına nasıl yaklaşmalıyız? Anılarına nasıl sahip
çıkmalıyız? Onları nasıl anlamalı ve sahiplenmeliyiz? Bu husus
elbette önemlidir. PKK’nin şehitleri çoktur. Bu hareketin sayıları
on beş bine ulaşan bir şehitler ordusu var. Önder APO “PKK’nin
şehitler partisi olduğunu,
Devamı... |
 |
|
ADIL YOLDAŞ, ÖNDERLİĞE VE ÖZGÜRLÜĞE
AŞK DÜZEYİNDE BAĞLILIĞIN, ZAFERE
OLAN İNANCIN, APOCU ÇİZGİDE
KOMUTANLAŞMANIN ADIDIR
Bir ideoloji, düşünce ve özgürlük
amacı uğruna ölünecek kadar
sahiplenilmişse tarihte silinmez
izler bırakacak muhtevaya da
sahiptir. İnsanlığın özgürlük
mücadelesi; uğruna verilen
şehitlerle, dökülen kutsal kanla
tarihin, halkların belleğine
kazınmış ve
Devamı.. |
 |
|
PKK’NİN OTUZUNCU YILINDA 1 MAYIS
DİRENGENLİĞİYLE
DEMOKRATİK SOSYALİZM
MÜCADELESİNİN COŞKUSUNU YAŞIYORUZ
Bugün 1 Mayıs, işçi sınıfının birlik, dayanışma
ve mücadele günü. 1 Mayıs tüm ezilenler ve emekçilerin
bayramlarından biri olarak kutlanıyor; sosyalizmin sembol
günlerinden biri ve en önemlisi olarak anılıyor. Bu emek
bayramının başta yaratıcısı işçiler olmak üzere, özgürlük
mücadelesi veren tüm ezilenler ve emekçilere kutlu olmasını
diliyoruz. Bugün vesilesiyle iki asırdır bu uğurda mücadele edip
can vermiş olan tüm 1 Mayıs şehitlerini saygıyla anıyoruz.
Devamı... |
 |
|
Basına ve Kamuoyuna
Türk devletinin oligarşik
ve faşizan zihniyetine dayanan yapılanmasını devrimsel mücadeleyle
değiştirmek, Türkiye’yi sosyalizm, emek bilinci, özgürlük ve
halkların kardeşliği anlayışıyla donatmak için mücadeleye atılan 68
gençlik önderlerinden Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan’nın
idam edilmelerinin 27. yıldönümünü karşılıyoruz. Sosyalizmin
özgürlükçü ve eşitlikçi karakterini, halkların özgürce bir arada
yaşaması özlemiyle beraber devrimci hareketi zafere taşımak isteyen
abideleri idam eden zihniyetin cellatlarını kınıyor, anılarını
Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde yaşattığımızı belirtmek istiyoruz. |
|
Devamı... |
|
|
 |
|
4.5.2008 |
|
Susmayacağız, Halkımıza Karşı Görev
ve Sorumluluklarımızı Yerine
Getirmeye Devam Edeceğiz.
1 Mayıs’ı 2 Mayıs’a
bağlayan gece altı arkadaşımızı
kaybettik. Birer özgürlük ve
demokrasi savaşçıları olarak; Raman
Cavit(Rahim Borna), Heriş Mahabat(Diyago
Bahtiyari), Fırat Çele(Behçet
Tekinalp), Armanç Merivan(Cemal
Resuli), Argeş Bawer(Kadro Elyali)
ve Vedat Amed(Mehnet Gorgin)
arkadaşlar şehitlerimiz arasında
kutsal yerlerini aldılar.
Raman, Heriş, Fırat,
Armanç, Argeş ve Vedat
arkadaşlar Özgürlük mücadelemizin ne
ilk nede son şehitleridirler. Bizler
inandığımız ideallerimiz uğruna daha
nice şehitler verecek olsak da, m
|
|
Devamı... |
 |
|
05.05.2008 |
|
Basına ve Kamuoyuna
KCK
Yürütme Konseyi Başkanlığı
Türk
devletinin 1 Mayısta emekçilere
yönelik sergilediği şiddet, Türk
devletinin hala 12 Eylül askeri
cunta kanunlarına bağlı olduğunun en
büyük göstergesi olmuştur. 12 Eylül
cuntasının temel amacı Kürdistan
Özgürlük Hareketi ve Türkiye sol
hareketini tasfiye etmekti. Aslında
Türk devleti hala bu noktada bir
politikayı sürdürmektedir. Şimdiye
kadar Türkiye sol hareketinin
zayıflamış olması ve devletin emekçi
kesimleri yedekleme politikasıyla
tüm okları Kürdistan Özgürlük
Hareketine yönlendirmesinin bir
sonucu olarak bu yönünü hep gizli
tutmuştur. Ancak 1 Mayıs’ta emekçi
kesimlerin irade olma istemi
karşısında sert tutumunu ortaya
koyması ve emekçilere geri adım
attırması gerçekliğini açığa
vurmuştur. 1
|
|
Devamı... |
|
|
|
|
|
12 Ekim 200 |
|
Mehmet Uzun Son Yolculuğuna Görkemli Uğurlanmalı

Kürt Edebiyat tarihinde önemli bir yeri olan değerli
insan Mehmet Uzun’un henüz Kürt halkı, edebiyatı ve dili
için yapabilecek büyük katkıları varken, yaşama veda etmesi
hepimizi derinden üzmüştür. Bu nedenle ailesi, yakınları,
dostları ve halkımıza başsağlığı diliyoruz. |
|
Devamı... |
 |
|
11 Ekim 2007 |
|
Tüm
İslam Aleminin ve Halkımızın Ramazan Bayramı Kutlu Olsun
Bayramlar genel olarak barış, kardeşlik ve sevinç
günleridir. Ancak tüm İslam alemi ve Kürdistan halkı ramazan
bayramını büyük bir özlem duyduğu tarzda barış, dostluk ve
kardeşlik içinde değil, ne yazık ki, savaşların,
çatışmaların ve şiddetin yaygın olarak tırmandırıldığı bir
süreçte karşılıyor. Ortadoğu adeta bir kan gölü haline
gelmiştir. İslam kültürü bunu hak etmemiştir. Bu nedenle de
bu Ramazan Bayramının tüm İslam alemi ve Kürdistan halkı
için barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve adaletin
gelişmesine vesile olmasını, her gerçek müslümanın ve İslam
kültürünün özüne bağlı olan herkesin bu çatışmalı duruma
son vermede bir adım atacağı dileğiyle kutluyor,
selamlarımızı sunuyoruz. |
|
Devamı... |
 |
|
09 Ekim 2007 |
|
Hamleyle Cevap Olalım
Önder APO’nun şahsında, Kürt halkının özgürlük mücadelesine
ve bölge halklarına karşı gerçekleştirilen 9 Ekim Uluslar
Arası Komplo’nun 9. yılında bulunuyoruz. Bugün de devam eden
bu komplonun sahiplerini, tüm uygulayıcılarını ve tüm halk
düşmanlarını büyük bir öfke ve nefretle kınıyoruz.
‘Güneşimizi Karartamazsınız’ şiarıyla 9 Ekim Uluslar Arası
Komplosunun yaratmaya çalıştığı karanlığı bedenlerini
tutuşturarak aydınlatmaya çalışan tüm şehit yoldaşlarımızı
bir kez daha saygıyla anıyoruz.
Uluslar arası komplocu güçler ve onların işbirlikçileri,
gerek Önder APO’ya, gerekse Özgürlük Hareketimize yönelik
yeni saldırı konseptlerini devreye koyarak, komployu farklı
boyutlarıyla sürdürmek istemektedirler. 9 Ekim komplosu
açıktır ki, sadece 1998 yılı ile başlatılabilecek bir olay
değildir. |
|
Devamı... |
 |
|
05 Ekim 2007 |
|
Katliamdan Gül Sorumludur
29
Eylül 2007 tarihinde
Beytüşebap’ın Hemka köyünde
gerçekleştirilen katliamın üzerinden
bir hafta geçmesine ve çeşitli
düzeylerde devlet yönetimi
tarafından yapılan araştırma ve
incelemelere rağmen gerçekler
açıklanmamış, devlete bağlı güçler
tarafından yapılan bu katliamın yine
devlet tarafından gizleneceği
anlaşılmıştır. Bununla beraber
katliamın yapıldığı gün, başta
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve
Başbakan Erdoğan olmak üzere Türk
Devletinin belli başlı tüm
yöneticileri, gerçekleştirilen
katliamı hareketimize yükleyerek
açıklama yapmışlar, ardından da
basın-yayın araçlarında hareketimize
karşı yoğun bir saldırı kampanyası
geliştirilmiştir. Gerçek şudur ki,
bu katliamdan AKP Hükümeti, ordu ve
bir süre önce Kürdistan’da askeri
güçleri gezerek her türlü katliam
için onları cesaretlendiren
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül
sorumludur.
|
|
Devamı... |
 |
|
01
Ekim 2007 |
|
1.Yıldönümünde Ateşkes ve Sonuçları
Kürdistan Özgürlük Hareketi olarak 1
Ekim 2006 tarihinde ilan ettiğimiz
ateşkesin üzerinden bir yıl geçmiş
bulunmaktadır. Ortadoğu’da
istikrarın gelişmesi ve Türk-Kürt
halklarının barış içerisinde
eşit-özgür koşullarda yaşaması için
ilan ettiğimiz ateşkesin birinci
yıldönümünde, bu sürecin sonuçlarını
halklarımız, ilgili kesimler ve
kamuoyuyla paylaşmayı temel bir
görev biliyoruz.
Bilindiği üzere yılında uluslar
arası komplo sonucunda Önderliğimiz
1999 yılında esaret altına alınarak
hareketimiz tasfiye edilmek
istenmiştir.
|
|
Devamı... |
 |
|
26
Eylül 2007 |
|
Yeni Hamlesel Sürece Hazır Olalım
Türk
devleti, Kürdistan Özgürlük
Hareketi’nin diriliş mücadelesine
başladığından bu yana, sürekli bir
biçimde Önder Apo’yu tasfiye etmek
istemiştir. Bunun için suikast’ta
dahil her türlü saldırı yöntemini
devreye koymuştur. Ancak bunların
hiçbirisinden istediği sonucu
alamamıştır. Bu yüzden sahip olduğu
tüm ekonomik ve siyasal imkanları
peşkeş çekerek uluslar arası güçleri
devreye koymuştur. Bunun üzerinden
uluslar arası komployu geliştirerek
Önderliğimizi esaret altına almış ve
İmralı’da eşi-benzeri bulunmayan bir
tecrit sürecine tabi tutmuştur.
|
|
Devamı... |
 |
|
05 Eylül 2007 |
|
Çözümsüzlükte Israr için
Birleşiliyor
AKP
bir kez daha Tayip Erdoğan
başkanlığında hükümetini kurup,
programını kamuoyuna sunmuştur. Bir
kez daha Kürt halkı olarak gördük
ki, Kürt sorununun demokratik
çözümüne ilişkin en küçük bir ibare
yoktur. Aynı şey sivil anayasa adı
altında kamuoyuna sundukları anayasa
taslağında da mevcuttur. Ancak
Kürdistan özgürlük hareketini
tasfiye etme konusunda ise MHP ve
CHP’den farklı olmayan tam da
ordunun istediği bir tutuma
programda yer vermiştir. Bu yönlü
eleştirilere ise oldukça sert, tek
bayrak, tek devlet, tek millet
sloganıyla karşılık vermiştir. AKP
hükümetinin bundan önceki dönemde,
Kürt sorunu vardır ve bizim
sorunumuzdur biçiminde
açıklamalarının olduğu
bilinmektedir.
|
|
Devamı... |
 |
|
28 Ağustos 2007 |
|
Saldırılara Karşı Birlik ve
Dayanışma ile Direnelim
Kürdistan halkının özgürlük
mücadelesinde önemli bir yeri olan
15 Ağustos’un yıldönümünde egemen
güçler, Kürdistan özgürlük davasına
karşı yeni bir saldırı dalgasını
başlatmış bulunmaktadır. Kürdistan
üzerinde egemen devletler kendi
aralarındaki anti-Kürt ittifakını
daha ileri düzeye vardırırken, bunu
çeşitli ortak ekonomik çıkarlarla
pekiştirmektedirler. Bu temelde Kürt
halkının kazanımlarına ve onun
özgürlük dinamiklerine karşı daha
organizeli bir saldırı düzeyine
ulaşmışlardır. Devletler gerekli
olduğunda açık ordularıyla gerekli
olduğunda gizli istihbarat
teşkilatlarıyla, Kürt halkı üzerinde
terör uygulamaktadırlar. Amaçları
Kuzey’de ve Güney’de halkımızın
kazanımlarını ortadan kaldırarak
Kürdistan üzerindeki inkar-imha
siyasetini kalıcılaştırmaktır.
|
|
Devamı... |
 |
|
15 Ağustos 2007 |
|
Yurtsever Kürdistan Halkına ve
Kamuoyuna
Bugün
büyük insanlık erdemlerini kutsal
mücadele düzeyiyle tekrar ortaya
çıkaran tarihi 15 Ağustos
Atılımı’nın 23. yıldönümüdür. Başta
kölelik zincirleri ve zihniyetini
kıran, onuru özgür yaşam kültürüyle
buluşturarak bugünümüzü yaratan
büyük insanlık abidesi Önderliğimizi
büyük bağlılık tutkularımızla
selamlıyor, 15 Ağustos Bayramı’nı
kutluyoruz. Ve Önderliğimizi güçlü
kavrama özelliğiyle pratikleştiren,
bunun üzerinden Diriliş Devrimi
Atılımını komuta ederek özgür
yarınlara kapıyı aralayan komutan
Agit yoldaş şahsında devrim
şehitlerimizi saygıyla anıyor,
anılarına sürekli bağlı kalarak
zafere taşıyacağımıza dair
verdiğimiz sözü tekrarlıyoruz.
|
|
Devamı... |
 |
|
15 Ağustos 2007 |
|
15 Ağustos Görev ve
Sorumluluklarımızı En Güçlü Yerine
Getirme Ruhudur
Kürdistan halkına karşı uygulanan
imha, inkar ve asimilasyon
temelindeki sömürgeci politikaların
halkımızı kör, sağır ve dilsiz
bırakarak ulusal yok oluşun eşiğine
getirdiği bir aşamada gelişen 15
Ağustos Atılımı, Kürdistan’da yeni
bir tarihsel süreci başlatmıştır. Bu
tarihi atılımla yok oluş süreci
keskin bir biçimde durdurularak
yeniden var oluş süreci başlatılmış
ve Kürdistan’da toplumsal bir
diriliş devrimine yol açmıştır. Bu
nedenle 15 Ağustos halkımızın
tarihinde önemli bir dönemeç olarak
tarihe geçerken, aynı zamanda bir
var oluş ve bayram günü olmuştur.
Öncelikle bu önemli günü halkımıza
yaşatan, bin bir emek ve çabayla
hazırlayarak pratiğe geçiren Önder
Apo’nun ulusal diriliş bayramını tüm
hareketimiz adına kutluyoruz. |
|
Devamı... |
 |
|
06 Ağustos 2007 |
|
AKP Hükümetini Sorumlu Tutarız
Sömürgeci Türk devleti topyekun
savaş kapsamında Kürdistan’da HPG’ye
karşı yoğun imha operasyonları
geliştirmektedir. Bu operasyonlarda
karşılıklı olarak ağır kayıplar
yaşanmaktadır. En son Dersim’de
meydana gelen çatışmada HPG askeri
Konsey Üyesi Medeni Garzan (Nesih
Özcan) ve altı gerilla şehit
düşmüştür. Halkımızın özgürlüğü,
onuru ve geleceği için kendini
fedaice mücadeleye katan Medeni ve
altı yoldaşın Sömürgeci ordu
saldırıları karşısında Mahsum
Korkmazların yarattığı direniş
geleneğine yaraşır bir kahramanlıkla
direnen ve şehit düşen Kürt halkının
bu yiğit evlatlarını saygıyla
anıyor, anılarını mücadelemizde
yaşatacağımız sözünü veriyoruz. Tüm
halkımızı Medeni yoldaş şahsında
şehitlerimizi ve onların yarattığı
destansı direnişi ve fedai duruşu
serhıldanlarla sahiplenmeye
çağırıyoruz. Bu şehitlerimize sahip
çıkmak, onurumuza ve geleceğimize
sahip çıkmaktır.
|
|
Devamı... |
 |
|
31
Temmuz 2007 |
|
DTP Geçmişe Sahip Çıkmalıdır
Kürt
halkına ve özgürlük iradesine karşı
geliştirilen saldırıları,
politikasının bir gereği olarak
Önder Apo politik nedenlerle, bir
aydan bu yana avukatları ve
ailesiyle görüştürülmemektedir.
Kürt halkının ve hareketimizin
temel hassasiyeti olan Önder Apo’ya
yönelik bu tecrit uygulaması
halkımızı ve hareketimizi giderek
zorlayan bir konuma gelmektedir.
Halkımızın ve demokratik kamuoyunun,
Önder Apo’ya yönelik bu saldırı
karşısında daha dikkatli ve duyarlı
olmaları gerekmektedir.
|
|
Devamı... |
 |
|
27
Temmuz 2007 |
|
Seçim Usulsüzlüğüne Meşru Tepkimizi
Gösterelim
Türk
devleti ve hükümeti bir taraftan
seçimde ortaya çıkan Kürt halk
özgürlük eğiliminin mecliste grup
kurmasını engellemek için her türlü
hile ve baskıyı geliştirirken, öte
yandan Önder Apo üzerinde keyfi
nedenlerle tecridi devam
ettirmektedir. Son üç haftadan bu
yana Önder Apo üzerinde devam eden
tecrit ile Kürt halkının
temsilcileri üzerinde geliştirilen
saldırıların hedefi Kürt halk
özgürlük iradesidir.
|
|
Devamı... |
 |
|
25
Temmuz 2007 |
|
AKP Barışı Gündemine Almalı
Türkiye
cumhuriyeti sistemi içerisinde
yaşanan çelişki, çatışma ve tıkanma
sonucu dayatılan 22 Temmuz Erken
Genel Seçimi, önemli siyasal
sonuçları ortaya çıkarmıştır. Bu
seçimde 84 yıldan beri çeşitli
biçimlerde ve zaman zaman da şiddet
kullanarak Türkiye toplumuna
dayatılan devletin resmi siyaseti
bir kez daha kaybetmiştir.
Gösterilen bütün çabalara ve
geliştirilen çeşitli düzeylerdeki
müdahalelere rağmen, milliyetçi,
şoven, şiddet yanlısı çizginin
seçimleri kaybetmiş olması önemli
bir sonuçtur. Türkiye toplumu ortamı
germenin ve şiddetle sorunları çözme
ve ırkçılık üzerine şekillendirilen
siyaseti benimsemediğini ortaya
koymuştur.
|
|
Devamı... |
 |
|
14
Temmuz 2007 |
|
14 Temmuz Sarsılmaz İrade
Gerçeğimizdir
Bugün
karanlık zamanların girdaplarından,
büyük irade ve sarsılmaz inançla
gerçekleştirilen direnişin,
Kürdistan halkı için kutsal diriliş
meşalesine dönüştüğü 14 Temmuz Büyük
Ölüm Orucu Eylemi’nin 25.
yıldönümüdür. Kürdistan halkına
katliam ve kölece yaşamdan başka bir
seçenek tanımayan 12 Eylül faşist
askeri cuntasına karşı geliştirilen
bu görkemli eylem kölelik
zincirlerini kırarak bugünümüze yön
veren en temel çıkış olmuştur. Apocu
fedai direniş ruhunu kişiliklerinde
anlam ve temsiliyete kavuşturarak
zaferin yolunu iradeleri,
kararlılıkları ve son kertede
canlarıyla döşeyen 14 Temmuz Büyük
Ölüm Orucu Eylemcilerini saygı ve
şükranla anıyoruz.
|
|
Devamı... |
 |
|
12
Temmuz 2007 |
|
“14 Temmuz
Direnişçiliği
Partimizin En Büyük Gerçeğidir!”
Özgürlük mücadelemizin inanç gücünü, onun derin ideolojik
öncülüğünü en yüksek karar düzeyine çıkarma ve onu gerektiği
AN ‘da tereddütsüz uygulama ifadesi olan 14 Temmuz
direnişçiliğinin sorgulatan gerçekliğiyle bir kez daha karşı
karşıyayız.
Bu tarihsel AN’da ortaya çıkan çözümleyicilik,
birikmiş tarihsel sorunların çözülüşünün de ilham kaynağını
oluşturdu. Bu güç kaynağından doğru beslenmek ve hakkını
vermek, ancak ve ancak gerçekleşme koşullarını doğru
anlamakla; her bir şehidimizin önderlik çizgisindeki eşsiz
militanlıkla, büyük devrimci sorumlulukla tarihsel anları
nasıl yakaladıklarını mutlaka öğrenmekle mümkündür. Yoksa
anılara başka türlü bağlı kalınamaz ve layık olunamaz!
|
|
Devamı... |
 |
|
|
|