|
GÜZELLİĞİN İÇERİĞİNDE
TOPLUMSALLIK VE KOLEKTİVİZM VARDIR
Abdullah Öcalan
Bugün
Kürt yaşamı romana, edebiyata,
sinemaya, sanata, ressamlığa
dökülmeye çalışılıyor. Ama bunlar
bizim istediğimiz gibi olmaktan
uzaktır, bizim karikatürümüz bile
olamazlar. PKK'deki ilişki, PKK'deki
olgunluk, PKK'deki yaşam nedir
sorusuna tam ulaşmış olduğumuzu
sanmıyorum. PKK'de öngördüğümüz
yaşamdan ziyade, PKK'de her gün
mahvolan, mahkûm edilen bir yaşam
var. Belki de PKK her gün sizin
yaşamınızla çarpışıyor ve yerine
neyin konulacağını tam
kesinleştirememişsiniz. Bunu da
yadırgamayacaksınız. Yapacağınız şey
ağır bir biçimde düşmanı yaşarsa
olmaz.
|
|
Devamı... |
 |
|
DEVRİMDE
KENDİSİNİ YARATAN KÜRDİSTAN, SANATTA KENDİSİNİ YARATAN
KÜRDİSTAN GERÇEĞİDİR
Politika ve sanat ilişkisini nasıl ele alalım?
Bu konuları da ele almak gerekiyor. Kültür sanat nedir?
Kültür ve sanat arasında ne fark vardır? Bunların
tanımını yapmak gerekir. Ben bu kavramları halen doğru
dürüst kavrayamıyorum.
Kültür nedir? Sanat nedir? Ahlak nedir?
Biraz daha somut bir tanım gerekli. Biz bu
konularda çok yeniyiz. Fakat devrimci politikamızda, PKK
gerçeğimizde, Kürdistan'da sanat, hatta devrimci sanat
ilişkisinin ne olduğunu, bağımlı olamayacağını ortaya
koyacağız. Buna bir cevap gerekiyor. Bir de Kürdistan'da
sanat var mı, yok mu, o da ayrı bir mesele aslında.
Kültür var, ama neyin kültürü? Bu da başlı başına bir
konu. Bu konular ciddi inceleme ister.
|
|
Devamı... |
 |
|
Kültür ve Kadın
Son
yıllarda üretilen müzik parçalarında
öne çıkan iki motif söz konusudur.
Birincisi kadının cinsel bir nesne
olarak sunulmasıdır. İkincisi
bireylerin anlık duygularına ve
cinsel güdülerine seslenilmesidir.
Kültürün işlevi olan topluma mal
olacak duyguların dile getirilmesi
bir tarafa bırakılmıştır. Kadın
cinselliğini kullanan ve bireyin
anlık duygularına seslenen bu tür
müzik parçaları rağbet görmekte ve
talep edilmektedir. Talep edilen ve
tüketilen bir müzik parçası
üretildiğinde iyi bir şey yapılmış
olunduğuna hükmedilmektedir. Böylece
insanların bilinçleri saptırılmakta
ve tüketimi tek değer olarak gören
kapitalist sistemin illüzyonu da
böylece kitlelere yutturulmaktadır.
İlk önce
kadının cinsel meta olarak
kullanıldığı müzik parçalarına
talebin neden fazla olduğunu ve ilgi
gördüğünü anlamak gerekir.
Kapitalizm her şeyi alım-satım ve
pazar konusu haline getirdiği gibi
erkek egemenlikli sistem, kadın
cinselliğini de meta haline
getirmiştir.
|
|
Devamı... |
 |
|
DEVRİMCİ SANAT UZUN BİR KONUDUR
Sanattan
ne kadar nasibimizi almışız? PKK'nin
sanatla ilişkisi nedir? Kürdistan'da
devrimci sanatın işlevi nedir?
Bunların hepsi oldukça kapsamlı ele
alınması gereken konular oluyor.
Sanat aslında en hassas bir mesele,
üzerinde en titiz durulması gereken
bir konudur. Ama maalesef en çok
oynanan bir konu olmaktan
kurtulamıyor. Parti'ye en yabancı
yaşam şeklinin bu alanda ortaya
çıktığı söyleniyor. Doğru veya
yanlış, ama böyle bir eleştiri
vardır. Doğruluk payı da biraz daha
fazladır. Sanat faaliyeti adeta oyun
oynama ve kendini tatmin etme
kabiliyeti olarak anlaşılmak
istenmektedir. Bu büyük bir
yanılgıdır.
|
|
Devamı... |
 |
|
KÜRDİSTAN’DA
SANATIN İŞLEVİ VE DEVRİMCİ BİR ROMAN
TASLAĞI ÜZERİNE
Devrimci
mücadelemiz birçok gelişmeye yol
açarken, sanat üzerinde etkili
olmaması düşünülemez ve hatta
denilebilir ki, Kürdistan’da sanat,
temelde biraz da gelişme gösteren
devrimimizden kaynaklanıyor.
Özellikle edebiyat sanatının yeniden
diriliş biçiminde, tüm gücünü,
konumunu ilk defa çok ciddi bir
şeklide yaşadığı bu alt-üst oluşla
birlikte kendine gelmesi, dirilmesi,
yaşama gözünü açması söz konusudur.
Sanatın işlevi, şimdi
her zamankinden daha iyi ortaya
çıkmaktadır. Özelikle edebiyat
sanatının oynayacağı rol, gittikçe
anlamlı olmaktadır.
|
|
Devamı... |
 |
|
|
|
SANATA, DEVRİMİN GÜZELLEŞTİRME
BOYUTUNU DA EKLEMEK GEREKİR
Reber
APO
Yücelikler sanatı, yoğunlaşma
sanatı, pür dikkat kesilme
sanatıdır. Biz onu biraz
geliştirmek, şahsımızda temsil etmek
istedik. Düşmanın kışkırttığı geri
toplumsal özellikler, toplumumuzu
içinden çıkılmaz bir hale
getirmiştir. Şimdi de bu özellikler,
PKK'ye, merkez düzeyden en alt
düzeye kadar, adeta kimyasal bir
silah gibi püskürtülüyor. Parti
içine püskürtülüyor ve öldürüyor.
Biz bunu çok öncesinden tespit
ettiğimiz için, 1980'lerden beri bu
etkilerle savaşın ve boşa çıkarın
dedik. Kurtaran özgürlükçü
yaklaşımı, ilişkiyi, teoriyi,
pratiği esas alın dedik. Tarih kimi
doğruluyor? Tabii her gün bin defa
bizi doğruluyor.
|
|
Devamı... |
 |
|
İzolasyondan
Kurtulmak
Son yıllarda üretilen müzik
parçalarında öne çıkan iki motif söz konusudur. Birincisi
kadının cinsel bir nesne olarak sunulmasıdır. İkincisi
bireylerin anlık duygularına ve cinsel güdülerine
seslenilmesidir. Kültürün işlevi olan topluma mal olacak
duyguların dile getirilmesi bir tarafa bırakılmıştır. Kadın
cinselliğini kullanan ve bireyin anlık duygularına seslenen
bu tür müzik parçaları rağbet görmekte ve talep
edilmektedir. Talep edilen ve tüketilen bir müzik parçası
üretildiğinde iyi bir şey yapılmış olunduğuna
hükmedilmektedir. Böylece insanların bilinçleri
saptırılmakta ve tüketimi tek değer olarak gören kapitalist
sistemin illüzyonu da böylece kitlelere yutturulmaktadır.
İlk önce kadının cinsel meta olarak kullanıldığı
müzik parçalarına talebin neden fazla olduğunu ve ilgi
gördüğünü anlamak gerekir. Kapitalizm her şeyi alım-satım ve
pazar konusu haline getirdiği gibi erkek egemenlikli sistem,
kadın cinselliğini de meta haline getirmiştir.
|
|
Devamı... |
 |
|
KÜRTLERİ BEKLEYEN YENİ BİR TEHLİKE
Cihan EREN
Her toplum ya da halk kendi kültürel değerleri ve bu
değerlerini yaratma mücadelesi içinde vardır. Kültürel
değerlerin yaratım süreci kendisiyle birlikte toplumsal
hareketlilik ve yenilenme getirir. Bu yenilenme aşamasında
her ne kadar toplumsal gerginlikler yaşansa da, sonuçta her
kültür kendi içinde böylesi bir döngüyle ilerler ve yahut
geriler. Kuşkusuz kültürel üretim içinde olup biten her yeni
şey ileri değildir; özgürlük, refah ve yeni yaşam ölçüleri
getirmeyebilir. Yeni gelen her değer topluma bir noktaya
kadar cevap verse de, bir süre sonra değişmeden edemez.
Zaten değişim ve dönüşüm yaşamak, insan olarak bir var olma
tarzımızdır. İnsanın sürekli değişen bir varlık olması
gerektiği söylense de, insandaki değişimler her zaman iyiye
doğruya göre olmayabilir. İnsanın iyiye ve doğruya göre
değişimi dediğimiz zaman da, neye göre iyi ve doğru sorusu
ortaya çıkar. Bu tür tartışmalar felsefi ve ideolojik
tartışmalar olduğundan, her halk bu tür sorunları kendi
çıkar ve zihniyet kalıpları içinde, günümüzdeki evrensel
gelişilmişliğe dayanarak, ancak kendi penceresinden bakarak
yapabilir. Bu aynı zaman da bir yöntem meselesi de
olmaktadır. Böylece çok genel bir insanlık sorununu somut
tartışma imkânı elde etmiş oluruz. |
|
Devamı... |
 |
|
|
|
|