|
Konfederal sistemin
temel birimi bireydir. Bireyin
konfederalizm içerisindeki
tanımlanma biçimi ise, özgür
yurttaşlıktır. Sistem içerisindeki
bireylerin tümü özgür yurttaş
kimlikleriyle hareket ederler.
Özgür yurttaş bilinci
oluşturulmalı
Komalên
Kurdistan Yürütme Konseyi Üyesi ve
Ekoloji-Yerel Yönetimler Komitesi
Başkanı Newroz Ceren ile konuştuk.
Komün örgütlerden başlayarak
meclislere, meclislerden bölge
meclislerine kadar uzanan bir
örgütlenme nasıl oluşturulacak ve
toplumu bir bütün olarak nasıl
örgütleyeceksiniz?
Demokratik Konfederalizm bir veya
iki günde oturtulabilecek bir sistem
değil. Bunun örgütlenmesini her
şeyden önce kuruculuk misyonu
yüklenen veya bu işe gönül vermiş
insanların, güçlü çabası gerekecek.
Çünkü çok karmaşık bir sistem.
Birçok değişik ilişkiye açık ve
temelde de en küçük yaşam birimi
olarak köyden, mahalleden başlayarak
bir defa en küçük komün sisteminin
kurulması lazım. Her sokakta yaşayan
insanları kendi içinde komünler
oluşturması ve bu komünlerin de
kendi temsilcileriyle mahalle
meclislerine katılması, mahalle
meclislerinin, seçtikleri
aracılığıyla kent meclisine
katılabilmesi ve gittikçe kentten
eyalete, eyaletten de tüm ülkeyi
kapsayabilecek bir sistemi böyle
oturtmak gerekiyor. Böyle olursa
ancak kararlar alttan üstte doğru
gidebilir.
Devlet dışındaki farklı bir
örgütlenme yaratıldığı zaman
devletin yaratmış olduğu örgütlenme
modeliyle de doğalında bir çatışma
oluşacak. Peki aralarındaki hukuk
nasıl olacak, nereye kadar devleti
kabul ediyor, nereden sonra devlet
dışılığı ön görüyorsunuz?
Önderliğimiz hep a-devlet dedi. Yani
devletsiz bir toplum olarak
değerlendirdi. Hem devlet karşıtı
hem de devletsiz bir toplum dedi.
Zaten konfederal sistemin en temel
özelliği de bu. Siyaseti,
karşıtlıklar siyaseti değildir.
Normal klasik düzenlerde
sağcısı-solcusu, dincisi-orducusu
vardır. Bu dört ayrı görüş, devleti
ele geçirmek üzerinden çaba harcar
ve karşılıklı mücadeleler
yürütürler. Konfederal örgütlerin
herhangi bir karşıtlık siyaseti
yapacağı devlet yoktur. Önemli olan
herkesin kendi yerelinde kendi
hukukunu oluşturabilmesidir. Fakat
bir devletin bunu çabuk
benimsemesini bekleyemeyiz hatta
şunu söyleyebilirim: Konfederal
yapılanmalarla yani a-devlet
yapılanmalarla devlet yapılanmaları
arasında belki de tarihin en keskin
çatışmaları olacaktır. Bildiğimiz
anlamda silahlı bir çatışma
olmayabilir ama düşünsel anlamda ve
birbirini geriletme anlamında gergin
olacak, sert tartışmalara ve sert
mücadelelere yol açacak. Tüm bu
örgütlenmeler, devleti küçültmek
üzerinden mücadele edecekler.
Devletten güç almak veya güce ortak
olma anlamında değildir. Ama bir
yerden sonra, durum şuna gelecek;
devlet bu yerellerin hukukunu
tanımak zorunda kalacak. Devlet bu
güçlerin hukukunu tanırsa onlarda
gittikçe devletin hukukunu daha
fazla tanıyacaklar ve bu doğal
olarak devlet hukuku gittikçe
gerilemeye başlayacak. Devletin bu
güçlerin hukukunu tanımaması
karşılığında meşru savunmanın en
sert tartışmaları yaşanacak. Kürtler
açısında somut olarak bu böyledir.
Kürtler kendi konfederal yapılarını
oluştururlar. Örneğin, en büyük kent
olması açısından Diyarbakır’da,
kendi kent konseyini kuracak ve
kararlaşmalarını alacak. Eğer devlet
bu hukuku tanımazsa halkta onun
hukukunu tanımayacaktır. Asıl gergin
tartışmalara bu neden olacaktır.
KKK sistemi, özgür yurttaş
hareketlerine nasıl bir yer veriyor?
Konfederal sistemin temel birimi
bireydir. Bireyinde konfederalizm
içerisindeki tanımlanma biçimi ise,
özgür yurttaşlıktır. Özgür
yurttaşlık tekildir ve sonuçta
bireyi ifade eder. Bu nedenle sistem
içerisindeki bireylerin tümü özgür
yurttaş kimlikleriyle hareket
ederler. Özgür yurttaşın da
sorumlulukları ve yükümlülükleri
vardır. Sistemin kendisine verdiği
haklar, sistemin hakları, toplumla
bireyin arasındaki optimal dengenin
yakalanması vb. konularda tüm
bireylerin sorumluluk sahibi olduğu
bir sistem var. Ama özgür yurttaş
hareketi, tüm bu söylediğimiz KKK
sistemini kuracak bireylerin bir
aradalığını ve tüm bu faaliyetleri
yürütme biçimi olarak yer alıyor.
Bununla birlikte KKK sistemini
kabul eden birçok parti var;
partilerle özgür yurttaş hareketleri
arasındaki ilişki nedir ve nasıl
olacak?
KKK sistemini benimseyen tüm
partilerin ya da örgüt, dernek ve
kurum vb. yapılanmaların özgür
yurttaş yönelimli olması gerekir.
Onu tanıyan, benimseyen ve onları
kendi tabanı gibi kabul eden bir
yaratım ve organizasyon
gerçekleştirmesi gerekir. KKK
sistemi içerisinde yer alan
ideolojik partiler dışındaki siyasal
partilerin, sistem içerisinde yer
alabilmesi için, kendi içerisinde de
hiyerarşiyi yıkan yereli esas alan
bir model kurması gerekir, bu
modelde eskisi gibi bir mahalle
meclisi ve komisyonuyla çok fazla
tanımlanamaz.
Bu nedenle toplumun konfederal
kuruculuğuna partilerin, derneklerin
ve tüm yapılanmaların katılması
lazım. Bunlarda kendilerine bir
kurucu misyonu vermeli, yeniden
yapılanmaları gerekir. Fakat hepsi
kendi tabanı olarak özgür yurttaşı
tanıyabilmelidir. Yani özgür yurttaş
içerisinde kendi çalışmalarını özgün
örgütleyebilmeli. Ama özgür yurttaş
meclislerinin kararlaşmalarını,
eylemliliklerini ve tüm
faaliyetliliklerini tanıyabilmeli ve
destek verebilmelidir. Şimdi ki
haliyle bu kuruluş çalışmalarına
katılabilmelidir.
Tarih içerisinde tabanların
yaratmış olduğu bazı değerler var.
Kooperatifçilikler oluştu, sivil
hareketler, komün yaşam deneyimleri
var. Aşiret düzeni var. Sistem
içerisinde bunlara nasıl bir yer
veriyorsunuz?
Şimdi tüm gruplaşmaların doğal
olarak iradesi tanınacak. Yani bir
aşirete konfederal sistem içerisinde
yer vermiyoruz ya da şu gruba şu
çalışmaya yer vermiyoruz demek tabii
ki konfederal sistemin doğasına
aykırı, fakat konfederal sistem
içerisindeki kişilerin tümü
sözleşmenin maddelerini ve
sözleşmenin bireye, gruplara,
toplumun bir bütününe verdiği
misyonları ve bunlar arasındaki
ilişkiler biçiminde doğal olarak
kabul edecek. Biz verili toplumu,
şimdiki toplumu konfederalizmin
kendisi gibi algılayamayız. Toplum
da değiştirilmesi gereken yönler var
bu yüzdende kurmay rolü oynayan bazı
ideolojik partileşmeler var. PKK ve
PAJK gibi yapılanmaların her şeyden
önce, toplum içerisinde bir zihniyet
dönüşümünü yaratması bunun ajitasyon
ve propagandasını yapması, eğitim
faaliyetlilerini yürütmesi, bunu
mahalle ve yerellerde
örgütleyebilmesi tek tek insanlarla
yüz yüze olabilmesi önemlidir.
Bunları tanıyabilmesi önemli. Bu
yapılanmaların
demokratikleştirilmesi de
konfederalizme gönül vermiş
insanların bir rolü. Eğer biz verili
toplumu olduğu gibi kabul edersek o
zaman sadece değişik gurupların
federal yapılanması olur.
Konfederalizmi diğer konfederal
sistemlerden ayıran cümle olarak,
başına demokratik konfederalizm
getirdik ve demokratik
konfederalizmin kendisi özünde
insanların daha özgürlükçü olduğu
bir sisteme oturtacak ve bu
demokratik konfederalizm içinde
doğal olarak demokratik sosyalizmi
ya da bilimsel demokratik sosyalizmi
oturtmak isteyen güçlerde olacak. Ve
bunlarda toplumun değişik
katmanlarının demokratikleşmeleri
yönünde rol oynayacaklar. Belki
başlangıçta konfederalizm böyle
olacak, bir Ortadoğu’da ki
konfederalizm, feodalizmin ağırlıklı
olduğu bir Konfederalizm olabilir,
belki yarıdan biraz fazlası
feodalizmin değişik örgütlenmelerle
içinde yer aldığı bir yapılanma
biçimi olacak. Ama bunların
dönüştürülmesi gerekiyor. Bunları
dönüştürecek güç olarak ideolojik
kurmay güçlere ihtiyaç var.
Birincisi böyle değişecek. İkincisi,
demokratik konfederalizmin kendi
ekonomik yapısı, ilişkilerin eski
katıcı, tutucu ve muhafazakar
yönleriyle olmasını çok fazla kabul
edemez.
Ekonomik yapılanma doğal olarak
bireyin daha fazla özgürleştiği ve
toplum içerisinde yer edindiği bir
sistemi getirecek. Konfederalizmin
hukuku ekonomide, siyasette ve
sosyal alanda yer alan
örgütlenmelerin toplumun feodal
zemini yerine gittikçe daha
özgürlükçü, eşitlikçi bir faaliyet
içerisinde yer almasına yol açacak.
Başlangıçta tüm işlerde herkesin
birebir sosyalist olduğu, çok
demokratik olduğu bir sistem gibi
yürümeyecek, feodal baskılar ve
basınçlar olacak konfederal sistem
içerisinde. Fakat sözleşmenin bir
önemi de burada ortaya çıkacak, öyle
herkesin keyfi değiştirebildiği bir
sistem olmayacak.
Önderliğimizin son süreçte
belirttiği bir şey vardı.
Türbanlıların da kendi komelası
olabilecek ya da bir mezhebinde
olabilecek ama şu anlama gelmeyecek
herkesin türban takması için karar
alması, herkese din dersi verilsin
veya şu mezhebe bir ders versin
anlamına gelmeyecek. En önemli konu
da bir grubun diğer bir grup
tahakkümü gelişmeyecek ve grupların
içerisindeki bireylerin
örgütlenmesi, değiştirilmesi
yönündeki çalışmaları da ideolojik
kurmayları üstlenecek.
KKK sistemi içerisinde öz
savunma, serhıldan, emek, gençlik ve
kadın hareketlerine önemli bir
misyon biçiliyor. Bu dinamiklerin,
sistem içerisindeki uygulama güçleri
nedir?
Değişik bir çok gurup olacak. Bu
gurupların hepsi kararlaşma
süreçlerine katılacak. Fakat tüm
gurupların kendi hukuku saklı
olacak. Özellikle kadın ve gençlik
gibi örgütlenmelerin tüm kararlaşma
süreçlerine kurulmuş haklarla
katılması gerekecek. Yine kadın ve
gençliğin kendi meclislerini
oluşturabilmesi önemli. Yani
gençliğin kent meclisleri
oluşturabilmesi, bu meclislerin
kendi arasında gençliğin komalesini
oluşturabilmesi ve bu komalenin de
siyasete öyle her hangi bir partinin
basit kurulu değil, etkin kararlaşma
süreçlerine katılan bir konumunun
olması gerekecek. Kadın açısından da
aynı yaklaşım geçerlidir.
Kadınında yerellerde meclislerinin
olması gerekecek, bunlar genel
meclislerin içerisinde
örgütlenecekler ve yer alacaklar.
Bir de özgün kadın meclisleri
olacak. Sadece meclislerle iş
çözülemeyeceği için gençlik ve
kadının aydınlatılmasına yönelik
komünlerin oluşturması gerekecek.
Belki bir sokakta on komün olacak.
Gençliğin iş, eğitim, spor
sorunlarıyla ilgilenen ve bunları
çözmeye çalışan bir komün olacak.
Kadına karşı şiddet çok yoğun bunu
karşı kadınında bir öz savunması
olacak. Kadını koruyacak ve
sorunlarını araştıracak bir komün
gerekiyor; sığınma evleri, kadın
kooperatifleri olacak. Mahallelerde
bu tür komünler ve sivil toplum
örgütlenmeleri olacak. Bu biçimiyle
toplumda kadının özgürlük
problemlerine ya da yaşadığı sosyal
sorunlara çözüm bulunacak.
Doğa ve İnsan İlişkileri Yeniden
Düzenlenmeli
KKK sistemi ekoloji ve yerel
yönetimlere nasıl bir misyon
biçiyor? Ekolojiyi, bir çevrecilik
hareketi dışında ele alıyoruz. İnsan
zihniyetinin en temel düşüncelerden
bir tanesi, doğanın çok güçlü olduğu
insan hayatını tehdit ettiği ve eğer
insanlar güçlü olmak istiyorsa
doğaya tahakküm etmesi gerektiği
inancı hakim. Bu nedenle ekolojik
bilinç en temel bilinçlerden bir
tanesidir. Ekoloji sorunlarını bir
devletin çöpleri toplaması,
artıkların iyi gömülmesi ya da
kentleşmelerin biraz daha iyi
yapılması ve güzelleştirilmesi
olarak ele almıyoruz. Doğada yaşanan
problemleri, ozon tabakasında
delinme, su kaynaklarının gittikçe
azalması, kimyasal artıklarının
artık dünyanın kaldıramayacağı bir
düzeye gelmiş olması, ağaçların ve
yeşilliğin yok edilmesi gibi
sorunların giderilmesi için
öncelikle bu hiyerarşik sistemin
kalkması gerektiğini savunuyoruz. Bu
hiyerarşik sistem kalkmadığı
müddetçe, doğaya tahakküm edecek bir
güç oluşacaktır. Böyle olmaması için
insanla doğa, gençlerle yaşlılar ve
kadınlarla erkekler arasında
kısacası insanların kendi arasındaki
tüm ilişkilerini yeniden
düzenlenmesi olarak görüyoruz.
Özgür Belediyecilik
Bu yüzden yerel yönetimler ve
ekoloji aynı komiteden ayrışan ayrı
çalışmalardır. Yerel yönetim demek
insanların kendisini yerelden
yönetebilmesi ve böylelikle
hiyerarşik sistemin önemli oranda
giderilmiş olmasını beraberinde
getirecektir ancak bu biçimiyle doğa
sorunları çözülebilecektir. Yerel
yönetimlerinin önemli bir ayağı
olarak belediyecilik bunun başına
özgür kelimesini getirerek bir ayrım
koyma gereği duyuyoruz. Çünkü
şimdiki haliyle belediyecilik yol,
su ve kaldırım yapan birer faaliyete
dönüşmüştür. Şehrin siyasete katılım
biçiminde herhangi bir etkinliği
yoktur. Oysa ki, özgür belediyelerin
yaşadıkları kentlerde kendi halkını
işsizliğe, açlığa, fuhuşa vb. birçok
soruna karşı koruyacak bir misyona
gelebilmesi önemli. Bu nedenle özgür
belediyeciliğin gelişmesini
önemsiyoruz.
Kürdistan’da yerel yönetimler ve
ekoloji açıdan yapılması gereken bir
çok konu var. Bir savaş alanı olduğu
düşünülürse bir defa savaşın
yarattığı tahribatlar var.
Ekonomide, şehircilikte yarattığı
tahribatlar ve kentlerin ciddi alt
yapı sorunları var. Devletin
Kürdistan’da operasyonların çok
ciddi orman yangınlarına yol açtığı
hatta bu yangınların bazılarının
nerdeyse bir ay devam ettiğini
biliyoruz. Bunu engelleyecek ve
devleti bu konuda hukuki açıdan
zorlayabilecek komün örgütlerine
ihtiyaç var. Kurdistan’da ayrıca
bazı termik santraller yapılıyor.
Hasankeyf gibi birçok tarihi eserin
sular altında kalması, yıkılması ve
operasyonlarda tahrip edilmesi gibi
durumlar var. Bu tarihi eserlerde
normalde sadece devletin değil
ayrıca belediyelerin de korunması
altındadır. Yine Kurdistan’ın birçok
yerinde mayınlar var. TV’lerden her
gün onlarcasının patladığını
duyuyoruz. Bu nedenle insan yaşamını
tehdit eden ve toprağı kirleten her
türlü savaş artığına karşı mücadele
edecek anti mayın ve değişik
gruplarının örgütlendirilmesi
gerekiyor. Bunlar sadece
belediyeciliğin görevi değil, bir
kentte yaşayan insanların tümünü
ilgilendirebilecek sorunlardır. Bu
açıdan sorunların çözümü için
ekolojik bir bilincin ve yaklaşımın
geliştirilmesi şarttır.
Devam edecek…
|