|
BERİTAN ÖZGÜRLÜĞE TUTKULU OLAN
KADININ YÜCELMESİNİN İFADESİ
“Beritan,
özgür kadın kişiliğinin;
işbirlikçiliğe, ihanete karşı
direnişin sembolüdür. Özgürlüğe
tutkulu olan kadının yücelmesinin
ifadesidir.”

Réber Apo böyle
tanımlıyorsa, seni anlatan bir yazı
yazmanın imkânsızlığını hesaba
katarak, duyguları aktarmak, elbette
seni anlamaya çalışanlar için çok
zor olsa gerek. Ama anlamak ve
özümseyerek yolunda yürümek,
mücadele temek isteyen bir yoldaş
olarak, yetersizce de olsa, anlaya
bildiğim kadarını yazmak geliyor
içimden:
“Önderliğin
çözümlemelerinden yararlanarak bir
roman denemesi yapmak istiyorum”
derken, Önderlik çizgisine erişerek,
roman’ın kendisini yazacağını
hesaplayarak böyle bir söylemde
bulunduğunu ve asıl romanın böyle
bir gerçekleşme ile yazılacağını
gösterdin bize…
Aslında bu, 5000
yıllık bir Tanrıça türküsünü
bestelemektir, hem de, göğsündeki
kolyede geleceği saklayan, dağların
Tanrıçası Siya’nın yaşadığı mekânda,
saklı olan geleceğin nasıl
yaşamsallaşması gerektiğinin kendisi
oluyor, bu türkü…
Bu Tanrıça
türküsünde “kendi kaderini eline
alan, ölümü ve yaşamı kendisinde
sonsuz bir döngüye dönüştüren
Tanrıçanın” hikâyesidir dile
getirilen. Bu türkü, aynı zamanda
“Tanrıça her özgür kadında yeniden
doğar” belirlemesinin de ifadesi
oluyor.
Yazdığın romanın
öyküsünü melodileştiren Tanrıça
türküsü, aynı zamanda ezilen ilk
sınıf, ilk cins, ilk ulus olan
kadının, erkek egemenlikli
sisteminin köleleştiren baskısından,
zihniyet yasından kurtularak özgür
kadının gerçekleşmesinin ölçüsü de
oldu. Önderliğimiz ” Tanrıça
erdemlerine, Melek saflığına,
Afrodit güzelliğine ulaşılarak,
kendinin olan kadının özgür kadın
olabileceğini belirterek, özgürlüğün
yolunu çizdi.
Tanrıça
erdemliliğini işbirlikçilik ve
ihanet karşısında eyleminle, yeni
bir yaşam yaratarak, kadının
özgürlük mücadelesindeki azim ve
kararlılığınla, çıkarsız ve gerçek
sevginle ve esas olan özelliğin;
kalıplara sığmayan, tüm doğallığını
açıkça sergileyerek, özgür kadın
özelliklerini baskıcı,
iktidar-savaşçı klik ve ihanet
karşısında kimlik gibi sahiplenerek
sergiledin. Afrodit güzelliğini; Ruh
güzelliğini fiziğinde yansıtarak,
duruş ve tutkunla, mücadele de
yüzündeki yaraya “çiçek açtı”
diyerek örnekliğini dile getirerek
ispatladın. Bu güzelliğin kaynağı
ise; Réber Apo’nun “savaşan
özgürleşir, özgürleşen güzelleşir,
güzelleşen sevilir” formülüne
bağlılık olarak belirtirken,
eyleminle de bağlılığını, asıl
önemli olan olmamız gerektiğini
vurguluyordun. Bu çekicilik, bu
coşku ve güven vericilikle hepimizin
sevgilisi olarak, onun gibi olmak ve
sürekli öncüsüne benzemek tutkusunu
geliştirdin.“Nasıl yaşamalı”
sorusunun cevabı olmayı kavrattın…
Seni izlemek,
yolunda aksamadan yürümek ve sana
ulaşa bilmek için ise; Réber Apo’nun
belirttiği “Tutarlılık, özgülük
düzeyine, onun her sahadaki yoğun
çabasına, savaş gerçekliğiyle
bağlantısına bakmak gerekiyor”
perspektifini şiar edinerek Kadın
kurtuluş İdeolojisi doğrultusunda
senin tutkunla mücadele vermek
gerektiğini de kavramış, bu bilince
ulaşmış, özgürlük militanı olunması
gerçekliğiyle yüzleşmiş olduk…
Yaratıcılık ve
başarıyı gerçekleştirme gücün,
bizlere” nasıl bir aşk” sorusunun
cevabı oluyor. Bunu da Bilge insan
buda Demokrasi, özgürlük ve eşitlik
mücadelesinin kahramanlığıyla
gelişebilecek bir olaydır. Başka tür
her yaklaşım aşka ihanettir. Aşka
ihanet edildiğinde ise yaratıcılık
ve başarı gerekleşemez! Diyerek
önümüze koyuyor. Gerçek Aşk’ın
nelerle, nasıl yaşana bileceğini;
başarıya ulaştırabileceğini gözler
önüne seriyor.
Beritan yoldaşı
anlamak için özlü olmak, gerçek
sevgiyi, doğallığı, hümanizmini ve
ülke sevgisini anlamak gerekiyor.
Bireye bağlanmış sevginin bizleri
mücadeleden ve onun
gerekliliklerinden uzaklaştırdığını
ve zayıf kıldığının bilincindeyiz.
Ve bu bilinçle; derinden ve tarihin
derinliklerinden bizi kendisine
çağıran tanrıçaların yurdu ve
şehitlerin mekânı olan bu
topraklarda yaşama daha sıkı
sarılarak mücadeleyi bu sefer daha
bir umut ve yeniden doğuşa
yaraşırcasına bir duruşla daha da
yükselterek sana ve senin
özlemlerine layık olacağımızı
belirtiyoruz.
|