|
|
 |
|
Şehitler, Ölü Yaşamı Dirilten, Yeni
Yaşamın Yaratıcılarıdır
Sinan
ŞAHİN
Devrimcilik bir şeyler
başarabilmekten ziyade,
ütopyaların/hayallerin peşinden
geleceğe ardına bakmadan
koşabilmektir. Gelecek; hayaller ve
ütopyalardır. İnsanın geleceğe
yürüyüşünde en büyük güç kaynakları
bunlardır. Kapitalist-emperyalist
sistemin tüm kir ve pasına rağmen
Ortadoğu’nun hala alternatif olması
da bu özelliğiyle bağlantılıdır.
Ortadoğu umutların, ütopyaların
diyarıdır. Özgürlük bu ütopyalarda
gizlidir. İn
Devamı. |
|
|
|
Bu Devrim
Yaşam Hakkına Sahip Çıkma Devrimidi
Zeynep Kınacı (Zilan) ve Sema Yüce
gerçeklerini ayrı ayrı
değerlendirmeye çalışmak, eski
zihniyetin parçalı anlama tarzını
güçlendirecektir. Yeni insanın, yeni
toplumun, gerçeğin, adaletin ve
sevginin arayışçılığı olan özgürlük
arayışçılığı açısından en başta bu
tarza düşülmemesi büyük ciddiyet,
anlayış ve mücadele gücü istiyor.
Gerçekleri parçalayarak, birbirinden
kopararak anlamaya çalışmak, aslında
anlamamanın ve gerekeni yapmamanın
ön adımı oluyor. Özgürlük
mücadelemizin genel karakteri
yanında, özgün olarak derinliğine
ele aldığımızda öyle bir gerçekliği
vardır ki, tüm yokedici, ezici,
parçalayıcı sistem dayatma ve
saldırılarına karşı,
Devamı.. |
 |
|
26 Haziran
2008 |
|
“ Zilan komutan, biz
emirerleriyiz ”
Reber
APO
ZİLANCA
ÊDİ BESE DEMEK ZAFERE KİLİTLENMEKTİR
Özgürlük
Hareketimiz ve halkımız
Êdi
Bese hamlesinin ikinci
aşamasını 18 Mayıs’tan itibaren
başlatmış bulunmaktadır. Zilan
yoldaşın tarihsel eylemi 12.
yıldönümüne az bir zaman kala
hamlenin ikinci aşamasının görev ve
sorumluluklarını ortaya koymak
Zilan’ın duruşundan ayrı ele alınır
bağlantısı yeterince kurulamazsa,
hamlenin özü de yeterince
anlaşılmamış olur. Bu nedenle Zilan
yoldaşı anmak, hem de onun büyük
fedai
Devamı.. |
 |
|
ADİL CESARETİ ve
KARARLILIĞIYLA İŞLERİN ÜZERİNE
GİTMEK
HEPİMİZİN BOYUN
BORCUDUR
Duran
Kalkan
Eğitim nedir? Neden bu bahar
ortasında bu kadar insan burada
toplandık? Neden ismimizi İntikam
Devresi koyduk? Bunları nasıl
yapacağız? Elbette bu sorulara doğru
ve yeterli bir cevap vermek
gerekiyor. Görev ve sorumluluk
kapsamını yeterince tanımlayarak,
ona göre bir çalışma düzeni
tutturmak zorunluluk oluyor. Öyle
sıradan bir yaklaşımla işlerin
yürümeyeceğinin çok net olduğu açığa
çıkmış durumdadır. Sorunların bizden
Devamı.. |
 |
|
BÜYÜK KOMUTANIMIZ ADİL YOLDAŞ
ŞAHSINDA, ŞEHİTLERİMİZİN KANINI
YERDE BIRAKMAYACAĞIMIZIN SÖZÜNÜN
MUTLAKA HESAP SORMA TEMELİNDE
OLACAĞINI BELİRTİYORUZ!
Yurtsever
Kürdistan Halkına ve Kamuoyuna;
İnsanlık
tarihi boyunca halklar, özgürlük
mücadelesi uğruna görkemli çıkışlar
niteliğini taşıyan büyük
kahramanlıkların ürünü olarak
varlıklarını sürdürmüşlerdir.
Günümüz dünyasında da tahakkümcü
sistemin tüm çirkinleştirici,
köleleştirici, baskıcı gerçekliğine
karşı onurlu yaşam ve hakikati
|
|
Devamı... |
 |
|
CUDİ’NİN ASİ ÇOCUĞU ADIL YOLDAŞA
35 yaşının 21 yılını
gerillacılığa sığdırmış, tek
kelimeyle gerilla vurgunu, Kürdistan
dağlarının tutkunudur Adıl yoldaş.
14 yaşındayken katıldığı gerilla
mücadelesinden onu ancak 21 yıl
sonra gelen şahadet ayırdı. O Gabar
dağının doruğunda özgürlük zamanını
bedeninde dondurarak ölümsüzleşti.
Adıl yoldaş Cudi
dağının eteklerinde Hezil nehrinin
üzerine kurulmuş ana kadın
toplumunun bütün özelliklerini
capcanlı koruyan Bilikan köyünde
dünyaya gelmiş, burada büyümüş
gerçek bir dağ
|
|
Devamı... |
 |
|
|
|
|
|
Gabar Dağı –
HALİL UYSAL

Gabar’ı
gördünüz mü? Onun yemyeşil dağlarını,
karış karış işlenmiş coğrafyasını
görmediyseniz bu dünyada çok az şey
görmüşsünüz demektir.
Tanrı doğayı
insana sunmuştur Gabar’da ve
Devamı... |
 |
|
Ağrı dağına yürüyüş...
HALİL UYSAL
Gri balıkçılı görmek
için yürüyorum. Zap nehrinin
üzerinden buz gibi buğular
yükseliyor. Aslında ben bu görünüme
bayılıyorum. Şimdi tepelerin
uçlarına vuran güneş birazdan
vadinin içine ulaşacak ve bu buğu
Devamı... |
 |
|
|
|
 |
|
"GÜNEŞİMİZİ KARARTAMAZSINIZ!"

|
 |
|
Heval Erdal ile
Yoldaş Olmak Zoru Başarmaktan Geçer
Zelal Amed
Her
Ağustos, kendine yakışır bir şekilde
yakar bizi. Ağustos ayının başından
sonuna, bu sıcaklık bizlere öyle bir
derinlik, öyle bir hasretlik, yine
öyle bir düşünce ve duygu
yoğunluğunu yaşatır ki… Nasıl ifade
edilir bu yoğunluk? Nasıl
paylaşılır? Özgürlük için yola çıkan
yürekler, her Ağustos’ta,
yaşamlarını yaratan öncülerini nasıl
tarif ederler?
Yürüdüğümüz yolları kendimiz
yaratırız. Öncesi varsa da yolun,
sonrası onu inşa edenlerin
ömürleriyle uzar. Yola konulan her
taş, her karış toprak candır.
|
|
Devamı... |
 |
Evet,
Afat Yoldaş! Duydum ki yanına yoldaşlarını alarak
sen de gittin, parçalanmış yurdunu birleştirme savaşına.
18 yıllık anlamlı mücadeleni doruklaştırarak ısrarlı ve
tavizsiz bir ruhla. Şimdi baharlar daha renkli, daha
güzel ve en sıcak döneminde. Newroz ateşle
kutsanıyor, gülümseyerek sarıldığın
toprak, aydınlık geleceğin özlemi
içinde aşk, sevgi ve yaşam
kutsallaşıyor.
|
ESMER GÜLÜŞLÜ YİĞİT
MİLİTAN
Şehit
yoldaşlarımıza yönelik düşünce ve duygularımızı dile
getirmede hep zorlandım. Onları birkaç kelime ile
anlatamayacağımız için de hep yazmaktan kaçarız. Çünkü
kitaplar dolu cümleler sıralasak da onları yansıtmakta
hep yetersiz kaldığımızı düşünürüz. Dağ yürekli
cengâverleri anlatmak....... |
|
|
Devamı... |
Devamı... |
 |
|
Bak
Kelebekler Ateşe
Koşuyor: Heval Mani
Söyle şimdi ne yazsın yürek, nasıl
yazsın. Öfkeden titriyor kalem,
titriyor eller, genç yüreklerin
bahara inat, güzelliklerini ardı
sıra bırakıp gidişlerine. Anılarını
yükleyerek geleceğimize,
omuzlarımızda ağırlığını bırakarak
görevlerinin, bir de avuçlarımıza
ateşten bayrak, hep gidenlerin ardı
sıra keşke görmeseydik, tanımasaydık
diyorsak da yine sevinç ve gururunu
duyarız, umutlu yürüyüşlerin ve
içten arkadaşlıkların.
|
YARIDA KALMIŞ SESİMİZ
Sesimiz, Mizgin'e…
Oy le le limin daye… unutturulmuş, kaybolmuş sesimizin
kalan son sözleri olmuş bu ezgi.. Kürtlerin sosyal ve
kültürel tarihinin geriye kalan son sözleri gibi.
Gerçekte bir son söz gibi de değil. Yarıda kalan boğazda
düğümlenen mırıldanış. Söylenecek çok şeyin başlangıcına
girişin seslenişi. Başımıza gelenler bu dercesine. Derin
bir özgürlük eğiliminin isyan çağrısı. Sessiz sakin
kendi kendine yeterli bir yaşamın başına getirilenlerin
özetlenişi. |
|
Devamı... |
Devamı... |
 |
PKK’NİN ALTIN
ÇOCUĞU
Sinan arkadaş 1998 yılında Metina’nın Bölge Komutanı
olarak görevlendirildi. Önceden o alanda kimse arkadaşı
tanımıyordu. Amed Eyaleti’nde çok kaldığı, Amed’in
eyalet komutanı olduğu söyleniyordu.1998 yılının
önderlik çözümlemelerini okuyordum. 1998 yılında
önderlik sahasında eğitim gördüğünü ve kurul düzeyinde
görev yaptığını öğrenmiştim. Son eğitim devresinin
çözümlemelerinde önderlikle Sinan arkadaşın diyalogları
vardı. Çözümlemeleri okudukça Sinan arkadaşı tanımak
istiyordum. Arkadaş Metina’ya geldiğinde kış süreciydi
ve onu görme imkânımız yoktu. |
ŞİİRLER ÜLKEYE SESLENİŞ
Kod adım, Rojbin Serhat, düzendeki
adım Sadegül Ökmen. 1974 Kars Selim
doğumlu olup İzmir’de büyümüşüm.
Orta halli bir ailenin dört
çocuğundan en küçüğü ve tek kız
çocuğuyum. Baba tarafından Kürt,
anne tarafından Azerî olan aynı
zamanda asimle olmuş bir aile
gerçeğinden gelmekteyim. Yurtsever
yetiştim. Öğrenim durumum üniversite
terktir.
Siyasete ilgim lise dönemlerinde
gelişti ve sosyal demokratlık ile birlikte sol görüşleri
girdiğim arkadaş çevresinde tanıdım. |
|
Devamı... |
Devamı... |
|
 |
|
Devrimin
Zafer Kadını, Zafer Tanrıçası!
Önderliğin Ş.Yıldız arkadaşla
gerçekleştirmiş olduğu diyaloglar
(1998)
---.: Aşk tanrıçası, sivilleşme
merkezi, hepsi Mezopotamya'da.
Öyledir de. Hiç kimse bu
topraklardaki kadar özgür
düşünemedi, özgür yaratamadı, özgür
sevemedi. Araştırırsanız, bunun
böyle olduğunu görürsünüz. Bizim
eylem de biraz budur. Karşı olabilir
tabii. Düşmanları çoktur. Fakat
bizim için de tarih budur ve
büyüklüğümüzü de böyle
yakalayabiliriz. Biraz inat gerekir,
araştırma, direnme gerekir. Bu bizde
eksik. Burada Avrupa'yı yenmişiz.
Demin söylediğim gibi, sömürgecilik
girmiş, bir de Avrupa da da yenmek
istiyor.
|
|
Devamı... |
 |
|
Beritan Özgür Kadın
Kişiliğinin, İşbirlikçiliğe ve İhanete Karşı Direniş Çizgisinin
Sembolüdür
Beritan
arkadaşımızın bana bir raporu vardı. Şehit olduğunu daha
duymamıştım ve o arkadaş hep aklımdaydı: “Önderliğin
çözümlemelerinden yararlanarak bir roman denemesi yapmak
istiyorum” diyordu. Dikkatimi çekmişti. Bizde hiç kimse şimdiye
kadar böyle bir söz söylememişti. Oldukça ilgili bir arkadaş
dedim. Gülnaz Karadaş’tan bahsediyorum. Bu kızı bir görüp
tartışsaydım iyi olurdu. Sonra şahadet haberi geldi.
|
|
Devamı... |
 |
|
BERİTAN ÖZGÜRLÜĞE TUTKULU OLAN KADININ YÜCELMESİNİN İFADESİ
“Beritan, özgür kadın
kişiliğinin; işbirlikçiliğe, ihanete karşı direnişin sembolüdür.
Özgürlüğe tutkulu olan kadının yücelmesinin ifadesidir.”
Réber Apo böyle tanımlıyorsa, seni anlatan bir yazı yazmanın
imkânsızlığını hesaba katarak, duyguları aktarmak, elbette seni
anlamaya çalışanlar için çok zor olsa gerek. Ama anlamak ve
özümseyerek yolunda yürümek, mücadele temek isteyen bir yoldaş
olarak, yetersizce de olsa, anlaya bildiğim kadarını yazmak
geliyor içimden:
“Önderliğin çözümlemelerinden yararlanarak bir
roman denemesi yapmak istiyorum” derken, Önderlik çizgisine
erişerek, roman’ın kendisini yazacağını hesaplayarak......
|
|
Devamı... |
 |
|
ŞEHİTLERİMİZ Ölümden yaşama yürüdüğümüz köprüdür
REBER APO
18 Mayıs'ı şehitler günü
olarak anıyoruz. İlk büyük şehidimiz Haki Karer, ardından
Dörtler ve daha sonra yüzlercesinin bugüne yakıştırdıkları
kahramanca direniş, parti tarihimizde anlamlı bir gün olarak
yerini almıştır.
Şehitlik, kavranması ve
gereklerinin yerine getirilmesi en zor olan olaydır. Şehidi
anlamak, şehidin hakkını vermek, şehidin vasiyetine göre
yaşamak, bir devrimcinin en temel, başta ele alması gereken
görev ve sorumluluktur. Bunu egemen kılmak, onun savaşımını
kesin vermek, bağlılığın en vazgeçilmez bir gereğidir. Hala
hatırlıyorum; "Haki Karer anısına nasıl karşılık verebiliriz"
sorduğumda, Kemal Pir, "bir polise saldıralım, intikamını öyle
alırız" demişti.
|
|
Devamı... |
 |
|
Güleç yüzlü Amara, sorumlu insan Uta
 Bu
iki can yoldaşın şahadetinin birinci yıl dönümüne ulaşırken,
hala böyle bir olayın yaşanmış olduğuna kendimizi inandırmış
değiliz. Onlar capcanlı yaşıyorlar ve her an bizimle
birliktedirler. Üzerimizde öyle bir yaşam canlılığı izlenimi
bıraktılar ki; onlar için ölümü düşünmek, onlara ölümü
yakıştırmak aklımızın bir köşesinden bile geçmemektedir. Bir yıl
üzerinden geçmesine karşın kendimizi buna inandıramıyor, ikna
edemiyoruz. Yaşam duruşlarıyla her zaman canlı kalmayı, en
azından tanıyanlar üzerinde böylesi bir etkide bulunmayı
sürdürüyorlar ve hep sürdüreceklerdir de.
|
|
Devamı... |
 |
|
|
DAĞLARA SEVDALI DENİZ KIZI
Dağlara
sevdalı yüreğine sığdırdığın yüce sevgileri, bu topraklara,
ekerek çıkmıştın son yolculuğuna. Bir yıl geçti üzerinden
gidişinin. Ve ben şimdi, sensiz geçen bir yılın acısıyla
yazıyorum Amara. En çok, baharını yaşamak isterdin bu dağların.
Şimdi mevsimi. Sensizlik, eksik bırakıyor bahar tadında
yaşamayı. Bu yüzden, bahara anılarınla giriyorum. Gökyüzüne
resmettiğim baharın güzelliği, gülüşünle tamamlanıyor. Mevsimin
tüm güzellikleri senin bahar gülüşünle anlam kazanıyor. Ve senin
bahar gülüşünle karşılıyorum baharı, yaşamak istediğin tüm
baharlara anılarını taşıma sözüyle……
|
|
Devamı... |
 |
|
|
Gerçek Gerilla
Agit'tir
"Agit
gibi, şehitler zincirinin beyni ve yüreği olmasını bilmiş, yine
tüm halkın yüreğini ve beynini bir kişiye sığdıracak güce
ulaşmış biri için ölümden bahsetmek ne kelime? Yaşamın en
soylusu içinde erimiş, onun ta kendisi olmuş biri ölebilir mi
İşte
'85 Newroz'unda gerçekten sevdiğim yoldaşım, arkadaşı olmaktan
da en hoşlandığım bir kişilik olan Agit (Mahsum Korkmaz) bu
okulumuzun isim sahibi bir şey söylüyordu. Beraberdik,
tartışıyorduk bu Newroz'u. '85 Newroz'unu kazanmaya
çalışıyorduk. Daha sonra ülkede, işte bugün de yakamızı
bırakmayan aşağılık hırsızı, köylü kurnazını, kara yürekli ve
yoldaş düşmanını, yine kendini eğitmeyen kadroyu tespit ediyor.
Biliyorsunuz, Agit 27'yi 28'e bağlayan bu ayın şehididir. "Her
şeyden önce bu köylü kurnazlığını bu partide yaşatmayacağız;
iki, bu kadroların müthiş eğitilmesi gerekiyor. Aksi halde
bunlar 15 Ağustos hamlesini yenilgiye götürecekler" diyor.
|
|
|
Devamı... |
 |
|
Nisan’ın 3 Nazlı Fidanı
20
Nisan’ı 21
Nisan’a bağlayan gece saat 3:30 sularında Xınere alanına İran
askeri güçleri tarafından havan topu ve katyuşa roketleriyle
yoğun bir saldırı gerçekleşti. Yapılan saldırıda 3 gerilla
şahadete ulaştı.
Baharla
birlikte bölge devletleri İran ve Türkiye devletlerinin yoğun
askeri operasyonlarına ve her türden saldırılan maruz Kürt halkı
verdiği onurlu özgürlük mücadelesinde şehitler bahçesine
Xınere’den de üç fidan ekti. 21 Nisan’ın ilk saatlerinde Xınere
alanı İran askerlerinin havan topları ve katyuşa roketlerine
sahne oldu. Gece saat 3:30 da başlayan saldırı sabah 6’ya kadar
devam etti. Gerillanın konumlandığı noktaları hedef alan
saldırıda 3 gerilla şehit düştü.
|
|
|
Devamı... |
 |
|
ŞEHİTLER PARTİSİ
PKK
BİR
DAVA UĞRUNA ÖLENLER VARSA YÜCELTİLMEYE LAYIKTIR
REBER APO 1987 DEĞERLENDİRMESİ
Şehitlerimizin Anılarını Yüceltmek ve Onların Komutası Altında
Savaşmak Vazgeçilmez Görevimizdir
Bizim için 10. yıl, şehitlerimizin zincirleme iç içe geçerek
bir halka oluşturup tüm parti varlığımızı kuşatan, onun ruhu
olan gerçek devrimci değerlere ulaşmamızı sağlayan, onları her
zaman koruyup sağlamlaştırmamız konusunda bizi uyaran bir
özelliğe sahiptir. Bir yandan hatalarımızı, yanlışlıklarımızı
anılarına bağlılığın gereği olarak giderirken, doğruya her
zamankinden daha fazla yaklaşmamızı zorunlu kılan, sürekli
sorumluluk duygumuzu pekiştiren, sürekli saygı gösterilmesi
gereken ve her yaşantı anımıza hakim kılmamız gereken yaşam
değerlerimiz şehitlerimizdir.
|
|
|
Devamı... |

|
Haki
Karer yoldaşIn anIsIna
Kürdistan
gerçekliğini en erkenden kavrayan ve bu mücadelenin bütün
zorluklarının bilincinde olan büyük insan, büyük devrimci Haki
Karer yoldaşın Kürdistan'da marksizmin zaferi yolunda yürüttüğü
militanca mücadele, başta gençliğimiz olmak üzere halkımız ve
bütün devrimciler için büyük derslerle doludur.
Ülkemizdeki mücadelenin bir
özelliği de, çok büyük zorluklarla dolu geçeceğidir. Bu
zorlukların üstesinden, bir insanın maddi ve manevi gücünü en
elverişli bir şekilde birleştirerek devrim yolunda sarf
etmesiyle gelinebilir. Haki Karer yoldaş bunu şahsında en iyi
bir şekilde somutlaştırmıştı. Bütün günlük işlerini kendisi
yapar, çok az bir gıda ile gününü geçirir, çevresindeki
arkadaşlarının giyim, yemek ve temizlik işlerini bizzat yapardı.
Teorik yönden başta kendisi olmak üzere çevresini eğitmek için
sürekli okumayı ve tartışmayı bir kural haline getirmişti.
|
|
|
Devamı... |
 |
|
ŞEHİTLERİN İNŞASINDA GERÇEKLEŞEN BİR TARİHTİR PKK
Direniş Şehitlerimiz Gelişmenin Gerçek
Sahibidir
Düşünceleri uğruna şehit olmak, inançları uğruna gözünü
kırpmadan kendini feda etmek, bizim ideolojik gruplaşmamız
döneminde gerçekleşmiştir.
Her şey bizi, şehitleri yaşayan gerçek değerler haline getirmeye
zorluyor. Şehitlerimiz hakkında anlamlı bir değerlendirme
olarak, onların kesinleştirdiği değerleri derin bir kavrayış
kadar, onu keskin bir uygulama gücü haline getirmesini
bildiğimizde, onlara ulaştığımızı, onları temsil ettiğimizi
söyleyebiliriz. Bu, özgürlük şehitlerimizin özgün yaşamlarıyla
hangi zaman ve zeminde ne tür gerçekleri ortaya çıkardıklarını
tespit etmemize, onunla da yetinmeden, onları olduğu gibi
yaşamın kendisi haline nasıl getireceğimizi bilmemize yakından
bağlıdır. |
|
|
|
|